L-Karnosin, ß-alanin ve L-histidinden oluşan doğal bir dipeptit olarak bilinir ve iskelet kasları ile sinir sistemi de dahil olmak üzere çeşitli dokularda bulunur.
L-karnosin, vücutta doğal olarak bulunan bir bileşendir. Özellikle beyin, kas ve sinir dokularında yoğun olarak bulunduğu bilinir. Çeşitli özellikleri ile öne çıkan L-karnosin; et, balık ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalar yoluyla vücuda alınabilir. Ayrıca, bazı takviyelerin içerisine de yer alabilir (1).
Bu yazımızda; L-karnosinin ne olduğuna, ne işe yaradığına, hangi besinlerde bulunduğuna, faydalarına ve zararlarının olup olmadığına kapsamlı olarak bakacağız.
L-Karnosin, β-alanin ve L-histidinden oluşan doğal bir dipeptit olarak bilinir ve iskelet kasları ile sinir sistemi de dahil olmak üzere çeşitli dokularda bulunur. L-karnosinin kas dokusunu etkileme, metal iyonlarını bağlama ve antioksidan olarak işlev görme gibi potansiyel roller için araştırıldığı belirtilmektedir. Çalışmalar, L-karnosinin glikoz metabolizması, kan basıncı düzenleme ve lipid metabolizmasını etkileyebileceğini göstermektedir. Ayrıca, L-karnosinin bilişsel işlev ile de ilişki olabileceği düşünülmektedir (1, 2, 3).
Karnosin görevleri arasında çeşitli etkiler yer alır. Örneğin; bazı araştırmalarda, L-karnosinin kas dokusunda pH dengesini düzenleyen bir tampon ajan olarak işlev gördüğünden bahsedilmektedir. Ayrıca L-karnosinin serbest radikalleri nötralize ederek biyomolekülleri oksidatif stresten koruyabileceği belirtilmektedir. Başka araştırmalarda ise kan şekeri seviyeleri ve insülin duyarlılığı üzerinde etkili olabileceği bulgulanmıştır. Ek olarak, bilişsel işlevi koruma ve nörodejeneratif hastalıklarda potansiyel bir rol oynayabileceği belirtilmektedir (1, 2, 4, 5).
Karnosin içeren besinlerin arasında; et ürünleri, somon ve ton balığı, süt ve peynir, sakatat ve yumurta gibi besinler bulunur.
Bu besinleri yakından inceleyecek olursak:
L-karnosin, özellikle kırmızı et ve kümes hayvanları gibi hayvansal kaynaklarda bol miktarda bulunur. Kırmızı et, kas dokusunda yüksek oranda L-karnosin içerdiği için beslenme yoluyla bu bileşiğin en yaygın alındığı kaynaklardan biridir (1).
L-karnosinin somon ve ton balığında bulunduğu ve proteinlerin oksidasyona karşı korunmasında rol oynadığı belirtilmektedir. Balıkların doğal yapısında yer alan bu bileşik, proteinlerin kimyasal stabilitesine katkıda bulunarak bozulmalarını önlemede etkili olabilir. Özellikle somon ve ton balığı hem yüksek kaliteli protein hem de L-karnosin içeriği nedeniyle diyetin bir parçası olarak tercih edilmektedir (4).
Araştırmalara göre, süt ve yaşlandırılmış peynir gibi süt ürünlerinin düşük seviyelerde de olsa L-karnosin içerdiği ifade edilmektedir. Süt ürünleri, protein ve kalsiyum açısından zengin olmalarının yanı sıra, az miktarda L-karnosin sağlayarak beslenmeye katkıda bulunabilir. Özellikle uzun süre olgunlaştırılmış peynirlerde bu bileşiğin daha yoğun şekilde olduğu bulgulanmıştır (6).
Karaciğer, yüksek biyoyararlanıma sahip birçok besin ögesini içerdiği gibi, L-karnosin açısından da oldukça zengin bir kaynaktır. Tavuk karaciğeri en zengin L-karnosin kaynaklarından biridir ve araştırmalarda metabolik fonksiyonları destekleyebileceğinden bahsedilmektedir (3).
Yumurta sarısının L-karnosin içerdiği ve antioksidan aktiviteyi destekleyebileceği belirtilmektedir Yumurta, temel amino asitler ve sağlıklı yağlarla birlikte L-karnosin içeriğiyle de dikkat çeken bir besindir. Yumurta sarısında bulunan bu bileşik, düzenli tüketim yoluyla beslenmeye katkıda bulunabilir (1).
L-karnosinin potansiyel faydalarının arasında; antioksidan etkiler sunması, bilişsel fonksiyonu desteklemesi, kan şekeri metabolizmasına olumlu etki sağlayabilmesi ve yaşlanma ile i·lgili etkileri yer alır (5, 2, 6,1).
Daha detaylı bakacak olursak;
L-karnosinin antioksidan olarak işlev görme etkisinin olabileceği bilinmektedir. Bu bileşiğin, özellikle hücresel yaşlanma ve çevresel faktörlerin neden olduğu oksidatif stres üzerinde incelendiği belirtilmektedir. L-karnosinin, hücre zarlarını ve protein yapılarını serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı koruyabilecek mekanizmalara sahip olabileceği ifade edilmektedir. Ancak bu etkilerin tam olarak anlaşılabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır (5,2).
Araştırmalar, L-karnosinin bilişsel işlevi destekleyebileceğini göstermektedir. Bu bileşiğin, özellikle yaşa bağlı bilişsel gerileme süreçlerinde incelendiği ve bazı çalışmalarda sinir hücrelerini oksidatif strese karşı koruyabileceği ifade edilmektedir. L-karnosinin, beyindeki belirli nörotransmitterlerin düzenlenmesinde rol oynayabileceği ve sinir hücreleri arasındaki iletişimi etkileyebileceği düşünülmektedir. Ancak, bu potansiyel etkilerin tam olarak anlaşılabilmesi için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır (2).
Çalışmalar bu bileşiğin, özellikle glikoz metabolizmasında rol oynayan bazı enzimlerle etkileşime girebileceği ve hücrelerin insüline verdiği yanıtı destekleyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, insülin direnci ile ilişkili metabolik süreçlerde araştırıldığı ve bazı bulgularda kan şekeri dalgalanmalarını dengeleyebilecek potansiyele sahip olduğu öne sürülmektedir (6).
Karnosin ve çinko, özellikle beyin sağlığı ve antioksidan koruma açısından birbiriyle ilişkilidir. Araştırmalar, karnosinin çinko ile bağlanarak beyindeki çinko seviyelerini dengeleyebileceğini ve aşırı birikimi önleyerek oksidatif stresi azaltabileceğini göstermektedir. Bu nedenle karnosin-çinko kompleksleri de yaygın olarak karşımıza çıkabilir. Ayrıca, karnosinin çinko kaynaklı sinir hasarını önleyebileceği de ifade edilmektedir. Ek olarak, çinko ile birlikte çalışarak sinir hücrelerinin iletişimini destekleyebileceği de araştırmalar tarafından öne sürülmektedir (7, 8).
İlginizi Çekebilecek Ürünler!
Çinko hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için burayı tıklayın.
L-karnosin, çeşitli şekillerde kullanılabilir. Yapılan araştırmalarda; günlük takviye olarak alındığında, nöroproteksiyon ve antioksidan destek sağlayabileceği belirtilmektedir. Çinko ile kombine edildiğinde, mide sağlığını destekleyebileceği ifade edilmektedir. Ayrıca, yaşlanma belirtilerini azaltmak ve oksidatif stresle mücadele etmek için cilt bakım ürünlerinde kullanıldığı da bildirilmiştir. Ek olarak; spor ve egzersiz alanında ise kas dayanıklılığını destekleyerek yorgunluğu azaltabileceği belirtilmektedir. Her bireyin kullanım amacına göre doğru kullanım yöntemini belirlemesi adına bir uzman ile görüşmesi önerilir. (4, 8, 9, 10, 11).
L-Karnosin, bireylerin günlük programına ve kullanım amacına göre farklı zamanlarda tercih edilebilir. Sabah alınması, günlük rutinle uyumlu olabilir. Sporcular arasında genelde egzersiz öncesinde tercih edilir. Kullanım zamanı konusunda en doğru kararı vermek için bireysel ihtiyaçlar ve yaşam tarzı göz önünde bulundurulmalıdır (4,12).
Araştırmalara göre L-karnosinin genellikle güvenli olduğu, ancak bazı bireylerde hafif yan etkilere neden olabileceği bilinmektedir. Yüksek oranda kullanımının ise mide rahatsızlığı gibi durumlara yol açabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, aşırı L-karnosin alımının çinko emilimini hafifçe etkileyebileceği de ifade edilmektedir. Dolayısıyla kullanmadan evvel bir uzman ile görüşülmesi, uygun servis oranının ayarlanması açısından faydalı olabilir (8).