Mide şişkinliği, karın bölgesinde doluluk, gerginlik ve şişlik hissi ile tanımlanan yaygın bir sindirim sorunudur. Geçici olabilse de birçok insan için tekrarlayan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir durum haline gelebilir (1).
Peki bu rahatsız edici his neden ortaya çıkar ve nasıl yönetilebilir? Bu yazıda, mide şişkinliğinin nedenlerini, şişkinliğe yol açan besinleri, yemekten sonra oluşan şişkinlik sebeplerini, şişkinlik ve gaz sorunlarıyla başa çıkmak için kullanılabilecek yöntemleri ele alacağız. Ayrıca şişkinlik hakkında en çok merak edilen soruları yanıtlayacağız.
Şişkinlik sebepleri hem sindirim sistemiyle ilgili hem de vücudun diğer sistemlerinden kaynaklanan birçok farklı faktöre dayanır. Genelde şişkinlik, mide ve bağırsakta gaz birikmesi sonucunda ortaya çıkar. Bu gaz birikimi, yutulan hava, bazı karbonhidratların tam sindirilememesi ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlaması gibi durumlarda artabilir Hızlı yemek yeme, gazlı içecekler tüketme veya sakız çiğneme gibi alışkanlıklar da daha fazla hava yutulmasına ve dolayısıyla şişkinlik hissine yol açar (1).
Şişkinlik sebepleri arasında en çok bilinenlerden biri de irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi fonksiyonel sindirim bozukluklarıdır. IBS'de, bağırsak hareketleri düzensizleşir ve gaz veya dışkı bağırsakta normalden daha uzun süre kalabilir, bu da karında şişkinlik ve doluluk hissine neden olur (2).
Ayrıca ince bağırsakta aşırı bakteri aşırı çoğalması (SIBO), sindirilmemiş besinlerin bakteriler tarafından fermante edilmesine yol açarak aşırı gaz üretir. Bu da şişkinliğin önemli bir sebebidir. Kabızlık, bağırsakta dışkının birikmesine ve gazın dışarı atılamamasına yol açarak hem karın şişkinliği hem de gaz problemlerine neden olabilir. Laktoz intoleransı ve gluten hassasiyeti gibi besin intoleransları da sindirim sırasında gaz üretimini artırır ve şişkinlik oluşturur (2).
Bazı durumlarda ise yapılan tetkiklere rağmen net bir neden bulunamaz ve bu durumda fonksiyonel şişkinlik tanısı konur. Fonksiyonel şişkinlik, bağırsakların normal miktarda gaza karşı aşırı hassasiyet göstermesi ile ilişkilidir. Yani kişi, aslında diğer insanlara göre daha az gaz üretse bile enterikk sinir sisteminin hassasiyeti nedeniyle ciddi şişkinlik hissedebilir. Bu durum, bağırsak kaslarının çalışma biçimiyle ilgili sorunlar veya bağırsakta gazın ilerleyememesi gibi mekanik nedenlere de bağlı olabilir (3).
Bazı yiyecekler karında gaz ve şişkinlik yaparak rahatsızlık oluşturabilir. Özellikle lif bakımından zengin fasulye, mercimek, lahana ve brokoli gibi sebzeler, kalın bağırsakta fermantasyona uğrayarak gaz üretir (4).
Ayrıca, laktoz intoleransı olan bireylerde süt ürünleri de şişkinliğe yol açabilir (1). Şekersiz ürünlerde bulunan sorbitol ve mannitol gibi yapay tatlandırıcılar da bağırsakta zor emildiğinden gaz ve şişkinliğe sebep olabilir (3).
Laktoz intoleransı hakkında detaylı bilgi edinmek için Laktoz Hassasiyeti Olan Sporcular İçin Beslenme Nasıl Olmalıdır? başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz.
Yemekten sonra şişkinlik, genellikle sindirim sırasında mide ve bağırsakların yiyecekleri işleme konusunda zorlanması sonucu ortaya çıkar. Sindirilemeyen karbonhidratların fermantasyonu, mide boşalmasının yavaşlaması veya yemek yerken hava yutulması şişkinlik sonrası rahatsızlığı tetikleyebilir (2). Araştırmalar, fonksiyonel sindirim bozukluğu olan kişilerde normal miktarda gaz bile aşırı hassasiyet nedeniyle şişkinlik hissine yol açabileceğini aktarır (5).
Şişkinlik ve gaz, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen yaygın sindirim sorunlarıdır. Bu durumla başa çıkmak için beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme önemlidir. İşte genel öneriler:
Tetikleyici yiyeceklerin belirlenmesi ve azaltılması, şişkinliği yönetmede önemli bir adımdır. Bazı kişilerde baklagiller, süt ürünleri, gluten içeren besinler veya yapay tatlandırıcılar şişkinliği artırabilir (2).
Yavaş ve dikkatli yemek yemek, hava yutmayı (aerofaji) azaltarak mideye dolan gazı sınırlandırabilir. Hızlı yemek veya konuşarak yemek, farkında olmadan daha fazla hava yutulmasına yol açabilir (1).
Gazlı içecekler, sakız ve sert şeker gibi ürünler, fazla hava yutulmasına neden olabilir. Bu tür ürünlerin sınırlanması şişkinlik hissini azaltabilir (4).
Lif alımının dengelenmesi, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlayabilir. Ancak lif tüketimi aniden artırılırsa gaz ve şişkinlik artabilir; bu yüzden lif alımı yavaş ve dengeli şekilde artırılmalıdır (1).
Yeterli su tüketmek, sindirimi destekleyerek bağırsak hareketlerini düzenleyebilir. Su ile birlikte yeterli sıvı alımı, özellikle lifli beslenirken, şişkinliğin hafifletilmesine katkı sağlayabilir (3).
Düzenli egzersiz yapmak, özellikle hafif yürüyüşlere çıkmak; bağırsak hareketliliğini artırarak gaz ve şişkinlik şikayetlerini azaltabilir (1).
Stres yönetimi, bağırsak hareketleri ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Stres ve kaygı, bağırsak kaslarını etkileyerek şişkinlik hissini artırabilir (3).
Probiyotik yönünden zengin beslenmek, bağırsak florasını desteklemek için önemli bir adımdır. Yoğurt, kefir gibi fermente ürünler veya probiyotik içeren diğer besinler, araştırmalarda şişkinlik ve gaz konusuyla ilişkilendirilmiştir (6). Probiyotik mikroorganizmalar sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.*
*Gıda ve Takviye Edici Gıdalarda Sağlık Beyanı Kullanımı Hakkında Yönetmelik (32169 Sayılı / 20.04.2023 tarihli Resmi Gazete)
İlginizi Çekebilecek Ürünler!
Bitki çayları, halk arasında şişkinliğe iyi gelen çaylar olarak bilinir. Farklı bitkilerden elde edilen bu çaylar, genelde yemek sonrası tüketilir (5):
Nane çayı, ferahlatıcı aromasıyla bilinir.
Zencefil çayı, keskin tadı nedeniyle tercih edilir.
Papatya çayı, rahatlatıcı kokusu ve tadı ile öne çıkar.
Rezene çayı, geçmişten beri farklı kültürlerde kullanılan bitkisel çaylardan biridir.
Anason çayı, hoş aromasıyla bilinen bir bitki çayıdır.
Hormonal dalgalanmalar, özellikle kadınlarda adet dönemi, yumurtlama ve menopoz süreçlerinde şişkinliğe neden olabilen önemli faktörlerdendir. Kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron, sindirim sistemi üzerinde doğrudan etkilidir. Özellikle adet döngüsünün ikinci yarısında progesteron artar ve bu da bağırsak kaslarının gevşemesine, dolayısıyla sindirimin yavaşlamasına yol açar. Sindirimin yavaşlaması, gaz birikimine ve karında şişlik hissine neden olur. Aynı zamanda hormonlardaki dalgalanmalar vücutta su tutulmasına (ödem) yol açarak karında şişkinlik ve dolgunluk hissini artırabilir (2).
Menopoz döneminde ise östrojen seviyesinin düşmesi, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına ve gaz oluşumunun artmasına neden olabilir. Bu nedenle, menopoz sürecindeki kadınlar da sıklıkla şişkinlik şikayetleri yaşar. Ayrıca hormonal değişimlere bağlı olarak bağırsak florasında da bozulmalar meydana gelebilir, bu da şişkinlik hissini artırabilir. Hormonal kaynaklı şişkinlik genellikle geçici ve dönemsel olsa da eğer uzun sürüyor ve yaşam kalitesini düşürüyorsa, mutlaka altta yatan başka bir neden olup olmadığı araştırılmalıdır (2).
Evet, gastrit şişkinliğe neden olabilir. Gastrit, mide zarının iltihaplanmasıyla karakterizedir ve bu durum sindirim sürecini doğrudan etkileyebilir. Mide asidinin azalması, yiyeceklerin midede daha uzun süre kalmasına yol açarak şişkinliğe zemin hazırlar. Ayrıca gastrit, mide kaslarının hareketini yavaşlatabileceği için sindirimin yavaşlamasına ve dolayısıyla şişkinlik, gaz ve ağırlık hissine sebep olabilir (3).
Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması ile oluşur ve şişkinlik ile ilişkilendirilebilir. Reflü hastalarında mide asidinin artması ve mide kaslarının düzgün çalışmaması nedeniyle sindirim yavaşlar ve bu da şişkinliğe neden olabilir. Ayrıca, reflüye bağlı olarak hava yutma (aerofaji) oldukça yaygındır ve bu durum midede aşırı gaz birikmesine yol açabilir. Yemeklerden sonra mide ve göğüs bölgesinde doluluk, yanma ve baskı hissi reflüye bağlı şişkinlikte sık görülen belirtilerdir (1).
Kahve bazı kişilerde şişkinlik yapabilir, özellikle sindirim sistemi hassas olan bireylerde. Kahvenin mide asidini artırıcı etkisi nedeniyle mide mukozası tahriş olabilir ve sindirim sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca kahve bağırsak hareketlerini hızlandıran bir içecek olduğu için bazı kişilerde sindirim süreci dengesiz hale gelebilir. Bu durum gaz oluşumunu artırarak mide ve bağırsakta şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Özellikle mide sorunları yaşayan veya irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi rahatsızlığı olan bireylerde kahveye bağlı şişkinlik daha belirgin olabilir (4).
Evet, stres şişkinlik üzerinde etkiye sahip olabilir. Stres ve anksiyete, sindirim sistemini doğrudan etkileyen bağırsak-beyin ekseni üzerinden mide ve bağırsak hareketlerini değiştirebilir. Stres altındayken mide asidi artabilir, bağırsaklarda spazmlar meydana gelebilir veya sindirim yavaşlayabilir. Ayrıca stres, yutma sırasında farkında olmadan daha fazla hava yutulmasına (aerofaji) sebep olabilir (3).
Alt karın şişkinliği, en sık kabızlık ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi sindirim sorunlarından kaynaklanır. Bunun yanında, kadınlarda hormonal değişiklikler, yumurtalık kistleri ve adet döngüsü gibi jinekolojik nedenler de alt karın bölgesinde şişkinlik yapabilir. Ayrıca idrar yolu enfeksiyonları da şişlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Uzun süren ya da tekrarlayan şişkinliklerde mutlaka tıbbi değerlendirme önerilir (1,3)
Gece şişkinliği, genellikle geç saatlerde ağır yemek yeme ve sindirimin yavaşlaması ile ortaya çıkar. Bağırsak hareketleri uyurken yavaşladığı için gaz ve dışkı birikir. Ayrıca irritabl bağırsak sendromu (IBS) veya ince bağırsakta bakteri aşırı çoğalması (SIBO) da gece şişkinliğine yol açabilir. Gece şişkinliği yaşayanlarda beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmelidir (1).
Sürekli şişkinlik, irritabl bağırsak sendromu (IBS), kabızlık ve SIBO gibi kronik bağırsak problemlerine bağlı olabilir. Besin intoleransları (laktoz, gluten) da sık karşılaşılan nedenlerdendir. Hormonal değişimler, özellikle kadınlarda şişkinliği artırabilir. Şikayetler devam ediyorsa, mutlaka altta yatan nedenler araştırılmalıdır (2).
Hayır, şişkinlik sadece bağırsaklarla ilgili olmayabilir. Mide, karaciğer, safra kesesi ve hatta pankreas gibi diğer sindirim organlarının hastalıkları da şişkinlik hissine yol açabilir. Özellikle safra kesesi taşları, mide boşalmasının gecikmesi (gastroparezi) ve karaciğer hastalıkları, karında doluluk ve basınç hissi oluşturabilir. Uzun süren veya diğer belirtilerle (ağrı, kilo kaybı) birlikte görülen şişkinlikte genelde farklı organlara bağlı nedenler de araştırılır (1).
Şişkinlik aniden ve şiddetli şekilde başlarsa, karın ağrısı, ateş veya kilo kaybı eşlik ediyorsa tehlikeli olabilir. Bağırsak tıkanıklığı, tümör veya iltihaplı bağırsak hastalıkları gibi ciddi sorunları gösterebilir. Böyle durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Uzun süren veya ani şişkinlikler göz ardı edilmemelidir (3).
Gaz ve şişkinlik genelde birlikte anılsa da aynı şey değildir. Gaz, bağırsaklarda veya midede biriken ve dışarı atılabilen havadır. Şişkinlik ise karında doluluk, gerilme ve baskı hissiyle ortaya çıkar; bazen gaz olmadan da görülebilir. Özellikle irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi durumlarda kişi çok az gaz varken bile şişkinlik hissedebilir (3).
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Burada yer alan bilgiler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlık sorunlarınızla ilgili tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza veya uzman bir sağlık profesyoneline danışınız.