Selenyumun ne işe yaradığı, cilt ve saç için sunduğu faydaları, ne zaman içilebileceği, selenyum içeren besinlerin neler olduğu ve en iyi selenyum takviyesinin nasıl seçilebileceğini konu edindiğimiz bu kapsamlı rehberde selenyum hakkında aradığınız bilgileri öğrenebilirsiniz.
Selenyum, vücutta çeşitli biyolojik süreçlerde yer alan önemli bir eser element olarak bilinmektedir. Bu element, antioksidan savunma, tiroid hormonu üretimi ve bağışıklık sistemi düzenlenmesinde rol oynayan selenoproteinlerin bir bileşeni olarak tanımlanır. Selenyum genellikle tahıllar, sebzeler ve hububat gibi gıdalardan elde edilir. Ayrıca, hücrelerin serbest radikallere karşı korunmasına katkıda bulunabileceği belirtilmektedir (1).
Selenyum, araştırmalara göre vücudun önemli işlevlerine katkıda bulunabilecek bir element olarak tanımlanmaktadır. Özellikle hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasında ve tiroid hormonlarının düzenlenmesinde rol oynadığı gösterilmiştir. Ayrıca, bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri araştırılmış ve glutatyon peroksidaz gibi antioksidan enzimlerin işleyişine destek olabileceği bulgulanmıştır. Selenyumun bağışıklık fonksiyonlarını güçlendirme potansiyeli ile ilgili bazı bulgular mevcut olsa da, bu etkilerin tam olarak anlaşılması için daha fazla araştırma gerekmektedir (2).
Selenyum, vücuda selenyum açısından zengin gıdalar veya takviye kapsüller aracılığıyla alınabilir. Doğal kaynaklar arasında tahıllar, et, deniz ürünleri ve bazı sebzeler yer alır. Yetişkinler için günlük önerilen selenyum alım miktarı genellikle 60-70 μg civarındadır. Selenyum kullananlar, takviye yoluna da başvurmaktadır. Kullanmadan evvel bir uzman ile görüşülmesi sizin için uygun olacak dozun belirlenmesi önerilir (2).
Selenyum takviyeleri genellikle günlük doz olarak bir kez alınır ve düzenli kullanımla fayda sağlayabilir. Bu takviyelerin besinlerle birlikte alındığında emilimlerinin daha iyi olabileceği belirtilmektedir. Selenyum ne zaman alınmalı sorusuna verilebilecek en ideal cevap özellikle yağ içeren bir öğünle yemekler ile beraber tüketilmesidir. Araştırmalar bu şekilde selenyumun vücut tarafından daha etkili şekilde emilebileceği öne sürülmüştür. Bu nedenle, selenyum takviyesi alırken beslenme düzenine dikkat etmek faydalı olabilir. Ancak, uygun dozda kullanım önemlidir, çünkü aşırı selenyum alımı olumsuz etkiler yaratabilir (2).
Araştırmalar, selenyumun yiyeceklerle alındığında daha iyi emildiğini göstermektedir, özellikle yağ içeren besinlerle alındığında emilim oranı artar. Bu nedenle, selenyumun yemekle birlikte alınması önerilmektedir (2).
Selenyum içeren besinler, bölgeye ve yiyecek türüne bağlı olarak selenyum içeriği bakımından büyük farklılıklar gösterir. Deniz ürünleri ve balıklar, genellikle en zengin kaynaklar arasındadır ve selenyum seviyeleri 100 gramda 45 μg'ye kadar çıkabilir. Yumurtalar da yaklaşık 40 μg/100 g selenyum içeriği ile orta seviyede selenyum içerir. Et ve kümes hayvanları 100 gramda ortalama 18 μg selenyum sağlar, tahıllar ve hububatlar ise 100 gramda 5 ila 10 μg arasında selenyum katkısı yapar (3).
Selenyum içeren besinler hakkında daha kapsamlı bilgi edinmek için “Selenyum İçeren Besinler” yazımıza göz atabilirsiniz.
Oksidatif strese karşı destek olabilir: Selenyumun, hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasında rol oynayan selenoproteinlerin işlevine katkıda bulunduğu görülmüştür (2).
Tiroid fonksiyonuna destek olabilir: Selenyumun, tiroid hormonlarının sentezinde yer alan enzimlerin işleyişine destek olduğu araştırmalarda gösterilmiştir (4).
Bağışıklık destekleyici etkiler gösterebilir: Selenyumun, bağışıklık sistemini destekleyen selenoproteinlerin üretiminde yer aldığı ve bu yolla bağışıklık fonksiyonlarına katkı sağladığı gözlemlenmiştir (5).
Üreme sağlığını destekleyebilir: Selenyumun sperm hareketliliği ve başarılı üreme süreçleri için önemli olduğu gösterilmiştir. Araştırmalar, selenyum eksikliğinin erkek ve kadın kısırlığı ile ilişkili olabileceğini göstermektedir (6).
Kalp fonksiyonlarını destekleyebilir: Selenyumun, oksidatif stresi azaltarak kalp ve damar sağlığını destekleyebileceği bildirilmiştir. Bazı çalışmalarda, düşük selenyum seviyelerinin artmış kardiyovasküler risklerle ilişkili olduğu gözlemlenmiştir (7).
İlginizi Çekebilecek Ürünler!
Cilt elastikiyeti: Selenyumun, antioksidan özellikleri ile cilt hücrelerini koruyarak cilt sağlığını desteklediği görülmüştür (6).
UV hasarına karşı destek: Selenyumun, cilt hücrelerini UV ışınlarının neden olabileceği oksidatif hasardan koruduğu araştırmalarda belirtilmiştir (8).
Selenyumun saça faydalarının arasında; saç büyümesini desteklemesi, saç dökülmesini azaltabilmesi ve saç derisine iyi gelebilmesi gibi özellikleri başlıca yer alır.
Daha detaylı inceleyecek olursak:
Selenyumun saç derisindeki sağlıklı hücre yenilenme süreçlerine katıldığı ve selenoproteinler aracılığıyla saç büyümesini desteklediği gözlemlenmiştir. Bu süreç, selenyumun özellikle saç köklerinde oksidatif stresi azaltmasıyla bağlantılıdır (2).
Selenyumun antioksidan özellikleri sayesinde oksidatif stresin azalmasına yardımcı olduğu ve bu yolla saç dökülmesinin önlenmesine katkı sağladığı araştırmalarda rapor edilmiştir. Oksidatif hasarın saç foliküllerinde birikmesini engellemek, saç sağlığını korumada önemli bir rol oynayabilir (9).
Selenyumun saç derisinin dengesini korumada rol oynadığı, cilt ve saç derisindeki hücre yenilenme süreçlerini desteklediği belirtilmektedir. Bu süreç, cilt elastikiyetini artıran antioksidan etkilerle ilişkilendirilmektedir (6).
İlginizi Çekebilecek Ürünler!
Günlük selenyum ihtiyacı, cinsiyet ve yaşa bağlı olarak değişir, genellikle kadınlar için 60 μg/gün, erkekler için 70 μg/gün önerilir. Selenyum günlük doz olarak bilinen bu miktar, vücudun ihtiyaç duyduğu temel selenoproteinlerin üretimi için yeterlidir, ancak aşırı alım toksisiteye yol açabilir (2). Selenyum takviyelerini kullanmadan evvel bir uzmanla görüşmeniz önerilir.
Selenyum eksikliği belirtileri arasında şunlar yer alabilir:
Kaslarda ağrı ve güçsüzlük (10)
Saç dökülmesi ve saç renginde değişiklikler (11)
Genel yorgunluk ve fiziksel zayıflık (12)
En iyi selenyum takviyesi, bireysel ihtiyaçlara bağlıdır. Genellikle yüksek emilim imkanı sunabileceği için selenometiyonin form önerilir. Araştırmalar, selenometiyoninin vücutta etkili bir şekilde metabolize edildiğini ve dokularda selenyum seviyelerinin artmasına katkıda bulunduğunu göstermektedir (13).
En iyi selenyum takviyelerini incelemek, yorumları okumak ve satın almak için tıklayın.
Selenyum takviyesi kullanım süresi, bireysel eksiklik seviyelerine ve sağlık hedeflerine göre değişir. Eksiklik durumlarında, takviyeler genellikle birkaç ay boyunca önerilir. Ancak en doğru süre bilgisi için doktora danışılmalıdır (11).
Selenyumun yaygın yan etkileri genellikle hafif olup bulantı, ağızda metalik bir tat hissedilmesi gibi yan etkiler içerir. Nadir durumlarda, uzun süreli yüksek doz kullanımı saç dökülmesi, kırılgan tırnaklar veya cilt döküntüleri gibi belirtilere neden olabilir, ancak bu etkiler selenyum alımı normale döndüğünde tersine dönebilir (14).
Selenyum birçok formda bulunabilir ve en yaygın kullanılan formlarının arasında kapsül, tablet ve kozmetik ürün kategorisindeki şampuan formu yer alır.
Genellikle yutulması kolaydır ve selenyumun ölçülü oranlarda alınabilmesini sağlar, sıklıkla selenometiyonin formunda sunulur.
Kapsüllere benzer şekilde, katı formda preslenmiştir ve çeşitli servis sayılarında mevcuttur.
Selenyum sülfid, kepek önleyici şampuanlarda yer alır saç derisi rahatsızlıklarına yönelik kullanımı ile öne çıkar.
Bazı araştırmalar, yüksek selenyum alımının tiroid fonksiyonlarındaki değişiklikler nedeniyle kilo artışı ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Yüksek dozda selenyum tüketen kişilerde, tiroid hormon seviyelerindeki değişikliklerle bağlantılı olarak kilo artışları gözlemlenmiştir (15).
Araştırmalar, özellikle hamilelik döneminde selenyumun tiroid sağlığı üzerinde olumlu etkileri olabileceğine işaret etmektedir; bu mineralin özellikle tiroid fonksiyonlarına yönelik destekleyici bir rol oynayabileceği düşünülmektedir (16).
Ceviz selenyum içerir, ancak en yüksek selenyum kaynağı değildir. Bitkisel kaynaklarda selenyum seviyesi, büyüdükleri toprağın selenyum içeriğine bağlı olarak değişebilir (17).
Evet, selenyum ametal olarak sınıflandırılır ve çeşitli kimyasal formlarda bulunur. Organik ve inorganik bileşikleri doğada bulunur (18).
Yüksek miktarlarda selenyum alımı, bazı yan etkilerin oluşmasına zemin hazırlayabilir. Ancak bu, uzun süreli aşırı tüketim durumlarında görülür (19).
Hamilelikte selenyum, özellikle tiroid sağlığını desteklemek adına kullanılabilir. Ancak hamilelik döneminde herhangi bir takviye kullanmadan evvel mutlaka doktora danışılmalıdır (20).
Selenyum, birçok bitkide bulunur ve bu bitkilerin selenyum içeriği toprağın selenyum miktarına bağlıdır. En zengin kaynaklardan biri Brezilya fındığıdır (21).
Selenyum eksikliği, düşük selenyum içeren topraklarda yetişen gıdaların tüketimiyle ortaya çıkabilir. Ayrıca, gastrointestinal rahatsızlıklar ve emilim sorunları da selenyum eksikliğine neden olabilir (22).
Selenyumun doğrudan kan basıncını artırdığına dair güçlü bir kanıt bulunmamaktadır. Bazı çalışmalar, selenyum takviyesinin damar sağlığını destekleyebileceğini göstermektedir (23).
Selenyum seviyeleri yeterli olan bireylerin selenyum takviyelerinden kaçınması önerilir. Ayrıca, bazı sağlık sorunları bulunan ya da belirli ilaçları kullanan kişiler, selenyum takviyesi almadan önce mutlaka bir doktora danışmalıdır (13).
Selenyumun doğrudan uyku düzenleyici bir etkisi yoktur; ancak oksidatif stresin azalmasına ve tiroid fonksiyonlarının desteklenmesine katkı sağlayabilir. Bu dolaylı etkilerin uyku kalitesi üzerinde olumlu bir etki yaratabileceği düşünülse de bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır (14).
Selenyumun üreme sağlığı ve sperm hareketliliği üzerindeki olumlu etkileri bilinmektedir, ancak cinsel performans veya libido üzerinde doğrudan bir etkisi olduğuna dair sınırlı kanıt bulunmaktadır (24).